Dünyanın kendi yazı tipini sahip ilk ülkesi Dubai oldu

Dünyanın en yüksek binasına ev sahipliği yapan Dubai, bir ilke daha imza atarak Dünyanın kendi yazı tipini sahip ilk ülkesi unvanını da eline aldı. Dubai Yürütme Konseyi tarafından bugün tüm Dünyaya duyurulan Dubai Font ( yeni bir Arapça türevi yazı tipi ) adı verilen bu yazı tipi, artık ülkenin resmi yazı tipi haline geldi.

Microsoft Office için Dubai Font desteği geldi!
Durum böyle olunca birçok Teknoloji devinin de bu değişime ayak uydurması gerekti. Ve beklendiği gibi de ilk adım da Microsoft kanadından geldi. Bugün tüm Microsoft Office yazılımlarına DubaiFont desteği getirildi.

Dubai Font (Dubai Yazı Tipi), hem Arapça hem de Latince betiklerle eşleşen özel ve ticari amaçlarla kullanılabilir, Office uygulamaları ile birlikte gönderilen ilk yazı tipi olma özelliğine de sahip.

Dubai Prensi Şeyh Hamdan bin Muhammed bin Rashid Al Maktoum’un katılımıyla düzenlenen bir etkinlikte bugün tanıtılan yazı tipi, artık resmi yazışmalar da dahil ülkenin her yerinde kullanılmaya başlayacak.

windows 10/8.1/7 için Dubai yazı tipi nasıl kurulur?
– İlk önce linkten yazı tipi dosyasını indirin,
– Dosyaları arşivden çıkartın,
– Son olarak, yazı tipi dosyasına (4’ünü de yüklemeniz gerekmekte) Sağ tıklayın ve Yükle’yi seçin

http://www.dubaifont.com/download/font?key=emJWMTh5aG5pRWN6QVEvcEdnMmswUT09

İzmir’in fethini anlatacak Logo belirlendi

İzmir Valiliği tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen İzmir’in Fethi kutlamalarında, önümüzdeki yıllardan itibaren kutlamaların simgesi olacak logoyu seçmek için düzenlenen yarışmanın birincisi açıklandı. Yarışmayı, Kemalpaşa Sanayici ve İşadamları Derneği (KESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Yöndem’in kızı Ece Yöndem kazandı.

Alanında uzman 5 isimden oluşan seçici kurul tarafından değerlendirilen logolar arasından öne çıkarak birinciliği elde eden logo, Çaka Bey’in portresinin yanında kullanılan yelken imgesiyle Çaka Bey’in tarihteki ilk Türk donanmasını kurmasına atıfta bulunuyor. Çaka Bey ve yelkeni saran ay ve yıldız figürleri ise Türklüğü simgeliyor.

Her yönüyle Çaka Bey

İzmir’in fethi temasıyla oluşturduğu logoyla birinciliğe layık görülen Ece Yöndem, “Çaka Bey, 1081 yılında İzmir’in kapısını Türklere açmış, ilk Türk donanmasını kurmuş, tarihe tam anlamıyla imzasını atmış bir lider. Ben de bu logoyu tasarlarken onu her yönüyle anlatmak istedim. Çaka Bey’in portresinin yanında kullandığım yelken imgesiyle onun denizci yönüne vurgu yaptım. Logoda bulunan mavi sembol ise Çaka Bey’in mensup olduğu Çavuldur Boyu damgasıdır. Her zaman başımızın tacı olan bayrağımızda yer alan ay ve yıldız figürleri de benim için bu logoda olması gereken figürlerdi” dedi.

Logo yarışmasında birinciliği elde eden Yöndem’e ödülünü, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Murat Karaçanta verdi.

Lexus Tasarım Ödülleri Finalistleri Açıklandı

Daha iyi yarınlar yaratmak için ilk kez 2013 yılında düzenlenen “Lexus Tasarım Ödülleri” yarışması bu yıl beşinci kez gerçekleştiriliyor. Lexus Tasarım Ödülleri yarışmasında, 2017 yılı için tema “Yet” olarak belirlenmişti ve katılımcılar, birbirinden ilginç tasarımlarla bu global yarışmaya katıldılar. Lexus’un ürün felsefesinin de temelini oluşturan “Yet” anlayışı ile zıtlıkların bir araya geldiğinde yaratılanuyum anlatılıyor.

63 farklı ülkeden 1,152 başvuru arasından seçim yapan Lexus jürisi, 12 finalisti açıkladı. Zıtlıkları bir araya getiren tasarımlar, Lexus markası tarafından global olarak desteklenecek. 12 finalistin arasından dört adayın ise, gerçek prototipleri yapılacak. Yenilikçi ve dikkat çekici tasarımları bir araya getiren tasarımlarda, ilk dört aday önde gelen mimar ve tasarımcılardan danışmanlık alacak.

Finale kalan ve prototipi yapılacak 4 tasarımcının yaptıkları arasında “mobil yaşam için ama her şeye sahip bir kapsül”, “meyve ama müzik aleti olan bir nesne”, “ışık ve gölge”, “statik ama bakış açısına göre değişken olan bir yapı” gibi zıtlıklar bir araya bulunuyor.

Oluşturulacak dört prototip ise, Lexus Tasarım Ödülleri’nin bir parçası olarak Milano Tasarım Haftası’nda sergilenecek. Ayrıca burada diğer 8 finalistin tasarımları da yer alacak. Finalistler, uluslararası medya ve jürinin önüne çıkarak, Büyük Ödül için yarışacaklar. Milano TasarımHaftası’ndaki organizasyon 3 Nisan tarihinde gerçekleştirilecek.

Mozilla yeni logosunu tanıttı

Özellikle popüler internet tarayıcısı Firefox ile tanınan fakat bunun dışında farklı hizmetler ile de kullanıcıların karşısına çıkan Mozilla bir süre önce yeniden yapılanma sürecine girmişti. Sadece Firefox ile tanınmak istemeyen firma kullanıcıların oyları ve önerileri ile farklı logolar hakkında fikirleri aldı ve sonuçta ortaya Moz://a çıktı.

Yeni logoda firmanın internet bağlantılı hizmetler vermesinden kaynaklı olarak ismindeki “ill” kısmının yeri “://” ile değiştiriliyor. Böylece kullanıcıların direkt olarak firma ile internet arasında güçlü bağı hemen fark etmesi sağlanıyor.

Osmanlıspor’un logosu değişti

Osmanlıspor Futbol Kulübü, yönetim kurulu kararıyla logolusunu değiştirdiğini duyurdu.

Kulüpten yapılan açıklamada, 2014 yılından itibaren ligde Osmanlıspor Futbol Kulübü adıyla sportif faaliyetlerini sürdüren takımın logosunun yönetim kurulu kararıyla değiştiği, Türkiye Futbol Federasyonu’nun da yeni logoyu onayladığı bildirildi.

‘Çalgı çengi ikimiz’ filminin afişi görücüye çıktı

Başrollerini Ahmet Kural ve Murat Cemcir’in paylaştığı ‘Çalgı Çengi İkimiz’ filminin büyük ilgi gören fragmanından sonra, merakla beklenen afişi de görücüye çıktı.

TR 40 33 Productions yapımcılığında 6 Ocak’ta Kral TV Medya Sponsorluğu’nda vizyona girecek olan Selçuk Aydemir’in yazıp yönettiği filmde sevdiği kızla evlenmek için mafyadan ayrılmak isteyen Salih (Murat Cemcir) ve kuzeni Gürkan’a (Ahmet Kural) bunu gerçekleştirmeleri için tek bir şart sunulur.

Gittikleri düğündeki nikah memurunu kaçırmaları emredilen ikilinin başına hiç beklenmedik ve birbirinden ilginç olaylar gelecektir.

Dünyanın en ünlü logosunun hikayesi

McDonald’s’ın ‘M’si dünyanın en tanınan logosudur. Ama hileye dayalı bir hikâyesi var bu sembolün. 119 ülkedeki 30 bin şubesi ile günde 68 milyon müşteriye hizmet ediyor McDonald’s. Coca Cola eşliğinde yenen burger ve patates kızartmasını akla getirir bu isim. Fakat ünlü ‘M’ logosu bir tasarım harikası olmaktan ziyade tesadüfen bulunmuş.

Amerika’nın New Hampshire bölgesinden gelip California’ya yerleşen Patrick McDonald 1937’de Monrovia havaalanı civarında arabayla geçenlere sosisli sandviç satan bir stand açmıştı. İki oğlu Richard ve Maurice 1940’ta bu tezgahı San Bernardino’ya taşımış ve sekiz yıl sonra da ayak üstü yemek yenen ve 15 sente, rakiplerinin yarı fiyatına hamburger satan bir dükkan açmıştı. ‘McDonald’s’ın Hamburgerleri’ levhasını taşıyordu burası.

1952’de iki mimarla oturup yol kenarında hizmet verecek bir restoran için rahat görülebilecek bir levha tasarımı yaptılar. Universal Stüdyoları’nın tasarımcısı Clark Meston, Richard’ın önerdiği iki yarım çemberi, 8 metre büyüklükte neon lambalı ve yaldızlı parabole dönüştürdü.

Vektörel Logo Arşivi

Kavis şeklindeki bu levha ilk kez 1953’te Arizona’da bayilik verilen McDonald’s’da yerini aldı. Bayiliği satın alan Occidental Petrol’ün yöneticisi Neil Fox’tu. Fox’un kayınbiraderi Roger Williams ve iş ortağı Bud Landon ise California’da üçüncü McDonald’s bayiliğini satın almıştı. Buradaki levhaya farklı açılardan bakıldığında nasıl iç içe geçmiş görüldüğü ve McDonald’s logosunun nasıl ortaya çıktığı daha iyi anlaşılır. McDonald kardeşler 1955’te jaz müzisyeni, radyo DJ’i ve atılabilir kağıt bardaklar satan Ray Kroc’u bayi müdürü yapmıştı. Kroc ucuz ve hızlı hamburger satan ve kendine özgü tasarımı olan bir restoranlar zincirinin iyi iş yapacağını düşünmüş ve 1961’de şirketi McDonald kardeşlerden 2,7 milyon dolara satın almıştı.

Kroc her yeni restoran için onlara isim hakkı ödeme sözü vermişti. Ama bunlar yazılı bir anlaşma haline getirilmedi. McDonald kardeşler daha sonra hile ile isim hakkını da yitirdi.
Kroc’un McDonald kardeşleri ekarte ederek restoranı nasıl ele geçirip zengin olduğunun hikâyesi, Aralık ayında vizyona girecek olan The Founder adlı filmde ele alınıyor. John Lee Hancock’un yönettiği ve Michael Keaton’un başrolde oynadığı filmin afişi “Başkasının fikrini çaldı ve Amerika da bunu yuttu” deyişini taşıyor.
Kroc iki ayrı yaldızlı kavisi içeren logoları önce bitişik çifte kavis haline getirdi, sonra da 1968’te M logosuna dönüştürdü. 2003’te ise tekrar elden geçirilerek bugünkü halini aldı.
McDonald’s giderek sağlığa tehdit olarak görülmeye başlandı. Böylece restoranlar zinciri 1950’lerdeki masumiyetini de yitirmiş oldu.
Bugün McDonald’s logosu saldırgan küresel kapitalizmin, aşırı tüketimin ve Amerikan kültür emperyalizminin simgesi olarak görülüyor.

Ama onun da yenilgi yaşadığı oluyor. 1993’te Arizona sahillerinde açılan restoranın logosu çevreye uysun diye sarı değil de turkuaz rengini almak zorunda kaldı. 2010’da California’da açılan restoranın logosu ise yine aynı nedenlerle siyah, Paris’te Champs-Elysees ve Bruges’da açılan şubelerdeki logolar ise beyaz renklidir.

1960’larda McDonald’s Meston’un mimari bir tarzda tasarımını yaptığı ilk çifte kavis logosunu yenilerken Amerikalı Freudcu psikologların tavsiyelerini de tutmuş ve bu logoyla tümüyle yollarını ayırmamıştı. Freudcu anlayışa göre bu iki kavis annenin besleyici göğüslerini simgeliyordu. Bu logoya aşırı anlam yükleme gibi gelebilir. Ancak McDonald’s’ın çocukları çekme çabasının yanı sıra herkesin içindeki çocuğa da seslenmek için on milyonlarca dolar harcadığı doğrudur.

Finansbank’ın Adı ve Logosu Değişti!

Geçtiğimiz yıl Katar Dünya Bankası (QNB) bünyesine katılan Finansbank’ın adı ve logosu değişti.

2015 yılının Aralık ayında Katarlı finans devi QNB tarafından 2.7 milyar Euro’ya satın alınan Finansbank’ın logosu ve kurumsal kimliği yenilendi. Türkiye’nin önde gelen bankalarından biri olan şirket, faaliyetlerine artık QNB Finansbank adıyla devam edecek.

Kurumsal kimlik değişikliğini düzenlenen basın toplantısı ile duyuran Finansbank, ayrıca “QNB Finansbank olduk, gücümüze güç kattık.” sloganıyla yayınladığı yeni reklam filminde de yeni ismi ve logosunu tanıtıyor.

1987 yılında Hüsnü Özyeğin tarafından kurulan Finansbank, 2006 yılında Yunanistan’ın en büyük bankası National Bank of Greece (NBG) tarafından satın alınmıştı. Yapılan anlaşma ile şirketin Türkiye’de bulunan Finans Leasing, Finans Yatırım, Finans Portföy Yönetimi, IBTech iştirakleri Finansbank’ın mülkiyetinde kalmıştı. 2015 yılında ise Katar Dünya Bankası, NGB’nin Finansbank’taki yüzde 99.81 payını satın alarak şirketi kendi bünyesine dahil etmişti.

Finansbank, Haziran 2016 itibariyle 630 şubesi, 12.785 çalışanı ve 3,3 milyar dolarlık sermayesi ile faaliyetlerine devam ediyor.

Zyxel logosunu ve kurumsal kimliğini yeniledi

Ağ teknolojileri alanında dünya liderlerinden biri olan Zyxel, global olarak yenilediği kurumsal kimliğini duyurdu. Yaklaşık otuz yıldır faaliyetlerini sürdüren Zyxel, yenilikçi ürün ve çözümleri ile yıllardır dünyayı birbirine bağlıyor. Şirket, yenilediği kurumsal kimliği ile müşterilerinin işlerini ve bireylerin de hayatlarını kolaylaştırırken; dünyayı pozitif yönde değiştirecek teknolojileri geliştirmek için Pazar lideri konumunda çalışmalarını sürdürecek.

Araştırma şirketi Gartner, 2020 yılına kadar kullanıcıların 21 milyar internete bağlı cihaz kullanacağına dikkat çekiyor. İnternete bağlı cihazların sayısındaki bu artış, daha verimli iş yerleri, yaşam için yeni teknoloji fikirleri ve yepyeni iş modelleri anlamına geliyor. Tüm bu gelişmelere ışığında dünya aslında çok büyük bir potansiyel taşıyor. Ancak bu potansiyelin tetikleyeceği fırsatlar zaman zaman yavaş, güvensiz ve sınırlı ağ erişimi arasında kalıyor. İşte tam da burada devreye girecek olan Zyxel, sınırlı iletişim kapasitesi sorununu ortadan kaldıran hızlı, güvenli ve kesintisiz çözümlerle yenidünya fırsatlarının önünü açmaya hazırlanıyor.

Zyxel, Ağ Dünyasındaki İş Ortağınız (Zyxel-Your Networking Ally) sloganı ile rekabet gücüne ve müşterileriyle olan yakın ilişkilerine vurgu yapıyor.

Kurumlar her zaman kendi işlerindeki sorunları anlayıp; bunlara uygun çözüm sunabilen konusunda uzman bir iş ortağına ihtiyaç duyuyor. İşte Zyxel de kendisini tam olarak bu noktada konumlandırıyor. Bu yeni slogan; Türkiye’de turizm, eğitim ve perakende sektöründen yüzlerce kurumun başarı hikayeleri ile fark yaratmış ve bir adım öne çıkmış işletmelerin elde ettiği ayrıcalığa dikkat çekiyor.

Zyxel, sahip olduğu uçtan uca entegre çözümleri ile müşterilerinin her zaman yanında duran ve onlara teknolojik anlamda iş akışlarında katma değer oluşturmaları için yol gösteren bir iş ortağı profili çiziyor. Zyxeluluslararası Başkanı Gordon Yang, çözüm sunma yolundaki bu değişimi “dinamik, güçlü ve heyecan verici” olarak tanımlıyor.

Bu güçlü ve kökten değişim sürecinde çok samimi ve içten olduklarına dikkat çeken Yang,” Kendi teknolojilerini üreten ve lider konumda olan bir şirketiz. Bu değişimi heyecan verici buluyorum. Çünkü müşterilerimizin potansiyelini ortaya çıkartarak hedeflerine ulaşmalarını sağlayacakları iş ortakları olarak her zaman yanlarında olmayı taahhüt ediyoruz” dedi.

Zyxel Logo‘sunu yeniledi

Zyxel’in kurumsal kimliğinin değişmesiyle logosunda da bir değişim yaşanıyor. Bu yeni logo yenilenen vizyonu ve başlayan içten dışa tüm değişimi gözler önüne seriyor.

Yeni logonun tam merkezinde yer alan bükümlü X harfi Zyxel’in kablolu ve kablosuz teknolojilerinin Zyxel ile müşterileri arasındaki bağlantısını simgelediğini belirten Zyxel Türkiye Genel Müdürü Vefa Tarhan “Logonun altında kalan “Ally” kelimesinin karakterleri ise Zyxel’in cana yakın ve destekleyici karakterini simgeliyor” diyor.

Yenilenen kurumsal kimlik, Zyxel’in, çeşitli uygulamalar ve dikey pazarlar için sunduğu zengin ve uçtan uca ürün yelpazesine vurgu yapıyor. Ayrıca yeni logo ve kurumsal kimlik parlak beş farklı renk seçeneği ile kullanılıyor.

Yeni ve dostane Ally karakterleri Zyxel ürünlerinin müşteriler için farklı avantajlar taşıdığını simgeliyor.

Eyüp Sabri Tuncer Ambalaj Ay Yıldızları’nda iki ödülün sahibi oldu

Ambalaj üreticileri, marka sahipleri ve tasarımcıların piyasadaki ambalajlarıyla katıldıkları Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması’na bu yıl yapılan 199 başvuru, 11 farklı kategoride değerlendirildi ve 64 ürün ödüle layık görüldü. Yarışmaya yapılan başvuruların yaklaşık %50’si gıda, grafik tasarım ve içecek kategorilerinden oldu.

Eyüp Sabri Tuncer’in, en güzel kokulardan ilham alarak ürettiği 200 ml ve 400 ml Kolonya serisi şık, modern ve çevreci ambalajlarıyla, rakipleri arasından sıyrılarak Sağlık ve Güzellik Ürünleri kategorisinde Gümüş Ödül kazandı. Renk tasarımı içerdiği kokuya göre değişen bu özel şişeler ince tırtıklı yüzeyiyle ve yuvarlak şişesiyle ergonomik olduğu kadar özgün ve estetik bir görünüme de sahip. Cam şişelerinde göz alıcı gümüş görünümlü kapakları ile plastik şişelerinde ise siyah kapaklarıyla son derece şık bir sunum sergiliyor. Açılıp kapanabilen özel tıpalı şişeler, yüksek kaliteli kartondan yapılan bir kutuda sunuluyor. Ayrıca seride yer alan limon kolonyasında Braille alfabesi kullanılıyor.

Eyüp Sabri Tuncer’in ödül kazanan bir diğer ürünü ise, Türk tıraşının ünlü ismi Adem Terzi ile birlikte ürettiği saç tonikleri oldu ve bu ürün Lüks Ambalajlar kategorisinde ödül kazandı. Kullanım kolaylığı sağlayan özel sprey mekanizmalı şişelerde sunulan Adem Terzi Saç Toniği şişelerinin üzerindeki kabartmalar kavrama kolaylığı sağlarken, Braille alfabesiyle yazılmış açıklamalar görme engellilerin de ürünü tanımasına olanak tanıyor. Hem şişede hem de kutuda yer alan kalay Eyüp Sabri Tuncer logoları ise, siyah tonlarıyla asil bir görünüm kazanan ambalaj tasarımına şıklık katıyor.