İş Arayanlar ve Kariyer Değişikliği Yapmak İsteyenler İçin Pratik Rehber!

Ekonomik krizler, zorlayıcı iş koşulları çok yakın bir gelecekte çok daha fazla iş değiştirmemizi gerekli kılacaktır. “Her işi arama süreci en iyi koşullarda ve bilgelikle yapılandırılmalıdır” diyen Richard N. Bolles kitabında tüm okurlarına destek, bilgi, bilgelik ve cesaret sağlıyor.

Dünyanın en popüler iş bulma kitabı, iş arayanlara ve kariyer danışmanlarına en güncel ve gerekli bilgileri sunuyor. Bugünün zorlayıcı iş bulma koşullarında içinde olduğu zamana göre güncellenmiş “Paraşütün Ne Renk?” size en çok ihtiyacınız olan bilgileri sağlıyor.

Kitabın içerisinde bulacağınız alıştırmalar ve sosyal medyaya yönelik önerileriyle fark edilmeniz için gerekli olan tüm araçlara sahip olabilirsiniz. İş arama sürecinin tüm ayrıntılarını öğrenebilir ve hayal işinize ulaşmak için gerekli adımları atabilirsiniz.

Kitap Hakkındaki Yorumlar:
“Okuyucuların hayatını şekillendiren 25 kitaptan biri…”
CENTER FOR THE BOOK, LIBRARY OF CONGRESS
İş arama konusunda yazılmış ilk kitap ve kitaplar arasında en iyi olup olmadığı tartışma konusu ancak kesin olan aralarında en popüleri olduğu…
FAST COMPANY
“Paraşütün Ne Renk?” iş bulma ve kariyer değiştirmeyle ilgili bir eser ama daha önemlisi sizin kim olduğunuzu ve hayattan ne istediğinizi anlamanıza yardımcı olan bir başyapıt.”
TIME
Herkes ‘Paraşütün Ne Renk?’i okumalı. Bu yolculuğa 10. sınıftan itibaren başlamalı ve her yıl yeniden okumalısınız.
FORTUNE
Herkesin faydalanabileceği harika bir araç… Bu kadar harika olmasının asıl sebebi ise okuyucusuna iş bulmaktan çok daha fazla şey vermesi…
–Kevin Kelly, Author of Cool Tools: A Catalog of Possibilities

Yazar Hakkında:
RICHARD N. BOLLES 40 yıldan uzun bir süredir iş arama ve bulma alanında çalışıyor. İnsan Kaynakları Derneği ve MENSA’nın bir üyesi olarak yüzlerce konferansta seminerler verdi. Harvard Fizik bölümü mezunu olan BOLLES New York’ta yüksek lisansını tamamladı. Üç farklı üniversiteden fahri doktorası bulunmaktadır.

Pera Film’den “Büyüme Sancıları” Üzerine Film Programı

Pera Film’in yeni programı, dünyanın dört bir yanında, farklı yaşlardan çocuk ve gençlerin Büyüme Sancıları’na kulak veriyor. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ardından 3 Mayıs’ta başlayan program, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı haftasına kadar devam ediyor. 2000’li yıllardan günümüze bir seçki sunan programda çocukluktan gençliğe, gençlikten yetişkinliğe geçiş sürecinde karşılaştığımız kimi zorlukları yansıtan filmler yer alıyor. Program kapsamında 11 film gösterime giriyor: Rauf (Soner Can, Barış Kaya, 2016), Bir Kız (Fredrik Edfeldt, 2009), Tatil Kitabı (Seyfi Teoman, 2008), Balinanın Sırtında (Niki Caro, 2002), The Fits (Anna Rose Helmer, 2015), Kimse Fark Etmiyor (Hirokazu Koreeda, 2004), 52 Salı (Sophie Hyde, 2000), Yaş 17 (André Téchiné, 2016), Frances Ha (Noah Baumbach, 2012), Attila Marcel (Slyvain Chomet, 2013), Ayışığı (Barry Jenkins, 2016).

Çocuktan al haberi!
Büyüme Sancıları film programı kapsamında çocukluk üzerine 6 film gösteriliyor. Soner Caner ve Barış Kaya’nın ilk filmi Rauf, aynı zamanda 35. İstanbul Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü sahibi. Filmde, 9 yaşındaki Rauf’un ustasının 20 yaşındaki kızına olan aşkı, umudun ve barışın peşinden giden bir çocuğun arayışına dönüşüyor. Kendi ayakları üzerinde durma kararı alan 9 yaşındaki bir çocuğun, farkında olduğu ve olmadığı tehlikelerle sınandığı Bir Kız, evde tek başına kalmanın Evde Tek Başına serisi kadar eğlenceli olmayabileceğini söylüyor. Fredrik Eldfeldt’in bu ilk filmi, Kuzey Avrupa sinemasının yalınlığıyla güzelleşiyor ve olağanüstü şartlar altında bir anda ortaya çıkan büyüme sancılarına kulak veriyor. Türkiye sinemasının genç yaşta hayatını kaybeden başarılı yönetmeni Seyfi Teoman’ın ilk filmi Tatil Kitabı, bir aile dramına, yaz tatilindeki 10 yaşındaki Ali karakterinin gözlerinden bakıyor.

Genç oyuncusu Keisha Castle-Hughes’a Oscar adaylığı getiren Balinanın Sırtında, 11 yaşındaki Pai’nin geleneklere, ataerkil düzene ve büyükbabasına karşı giriştiği mücadeleyi konu ediniyor. Film İngiliz yönetmen Niki Caro imzası taşıyor. Güçlü, çalışkan, hırslı ve disiplinli boks tutkunu 11 yaşındaki Toni’nin, aynı zamanda bir dans grubunun parçası olma ikilemini yansıtan The Fits, başrol oyuncusu Royalty Hightower’ın performansıyla güçlenen, İngiliz yönetmen Anna Rose Holmer imzalı bir ilk film. Kimse Fark Etmiyor, annesi tarafından terk edilen ve kardeşlerinin sorumluluğunu almak zorunda kalan 12 yaşındaki Akira’nın kimsenin bilmediği ve kendi kurallarını koyup yönettiği bir dünyanın hikâyesini konu ediniyor. Japon sinemasının bu aile dramı, Hirokazu Koreeda’nın imzasını taşıyor.

Çocukluktan Gençliğe, Gençlikten Yetişkinliğe!
Büyüme Sancıları programının ergenlik dönemini irdelediği ve erişkinliğin ilk yıllarına tanıklık eden bölümünde ise 5 film yer alıyor. Çekimleri 52 hafta boyunca, her salı günü yapılan 52 Salı, bir genç ve bir yetişkinin eşzamanlı değişimini konu alıyor. Film, 16 yaşındaki Billie’nin annesinin trans bir erkek olduğunu ve artık hayatına James olarak devam edeceğini söylemesiyle başlayan süreci gözler önüne seriyor. Fransız sinemasının usta yönetmenlerinden André Téchiné yönetmenliğindeki Yaş 17, büyüme sancılarına ve cinsel kimlik çatışmalarına Damien ve Thomas’ın ilişkisi üzerinden bir bakış sunuyor.

Yaptığı hatalarla büyüyerek bir yetişkine dönüşen 27 yaşındaki Frances’in duygusal yolculuğunu konu edinen Frances Ha, gerçek dünyayla tanışmak zorunda kalmış, fakat bu dünyada hayallerinden ödün vermemiş tüm çocuk ruhlara hitap ediyor. Filmin başrol oyuncusu Greta Gerwig aynı zamanda, yönetmen Noah Baumbach ile birlikte ortak senarist olarak karşımıza çıkıyor. İlk kez animasyon dışında bir film çeken Fransız yönetmen Sylvain Chomet, Attila Marcel’da hâlâ konuşamayan ve kendini renkli takım elbiseleriyle ifade eden 33 yaşındaki koca çocuk Paul’un yetişkin bir bireye dönüşme sürecini işliyor.

Bu yılın En İyi Film dalında Altın Küre Ödülü’nü kazanan, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil 8 dalda Oscar adayı Ay Işığı şu ana kadar kazandığı 100’ün üzerinde ödül ile yılın merakla beklenen yapımlarından biri. ABD’li yönetmen Barry Jenkins imzalı film Miami’de yaşayan siyahi eşcinsel Chiron’un çocukluk, ergenlik ve yetişkin dönemlerinde bedenini, arzularını ve duygularını keşfetme çabalarına odaklanıyor. Bağımsız sinemanın ve LGBT sinemasının zirvesi olarak nitelendirilen film, En İyi Film dahil 3 dalda Oscar sahibi.

Pera Film’in Büyüme Sancıları film programı 3 – 20 Mayıs tarihlerinde izlenebilir.

İkinci Dünya Savaşı’nın seyri Timur’un kehanetiyle değişti!

Orta Asya’nın derinliklerindeki Türk imgesi, ezber bozan bilgiler ışığında bir kez daha parlıyor. Osmanlı hafızası onu I. Bayezid ile yaptığı Ankara Savaşı’ndan ötürü “Timurlenk” yani “Aksak Timur” diye anar. Ancak o Yıldırım’ı mağlup edip, Osmanlı ülkesinde Fetret Devri’nin yaşanmasına yol açmışsa da Türk tarihinin kahramanlarından biridir. O, Oğuz Han, Bilge Kağan, Alparslan, Fatih ve Yavuz gibi Türk hâkimiyeti mefkûresi idealindeki hakanlardan biri… Semerkant merkezli Buhara, Şehrisabz ve Maveraünnehir’de yaptırdığı ölmez eserlerle bir devre “Timur Rönesansı” damgası vuran bir devlet adamı… Hocası Mir Seyyid Bereke’nin ayak ucuna defnedilmek isteyecek kadar âlimlere saygı duyan, tevazu sahibi bir insan…

Emir Timur’un mezarı ve kehanetleri bu kitapta…

Girdiği hiçbir savaşta yenilmeyen, 27 ülkeye boyun eğdiren strateji dehası Emir Timur’un mezarının açılması tarihte ilginç olayları beraberinde getirdi. Semerkant’taki kabri iki kez açılmak istendi, ikisinde de başarılı olunamadı. Zaman içinde Emir Timur’un mezarına dokunulmasının uğur getirmeyeceği dilden dile yayıldı. Bunda mezar taşında yazan şu ifadeler etkili oldu: “Vakti gelip hepimiz bu dünyayı terk ederiz. Bizden önce büyükler vardır ve bizden sonra da olacaktır. Eğer herhangi biri, bunu göz önüne almaz kabri kazarak ölenlerin ruhlarına ıstırap verirse en dehşetli belaya uğrasın.”

İlk teşebbüs 1740 yılında gerçekleşti. İran hükümdarı Nadir Şah, Timur’un mezar taşını ülkesine götürmek istediyse de yolda yaşanan olaylar sonrasında bu girişiminden vazgeçti. Başına bir iş gelmesinden korkan Nadir Şah taşı geri gönderip yerine koydurttu. Asırlar sonra, 1941 yılında, Josef Stalin’in emriyle Sovyet antropolog Mikhail Gerasimov ve ekibi Timur’un fiziksel özelliklerini incelemek ve kemikleri üzerinde çalışmak için mezarı tekrar açtı. Bu girişimde de esrarengiz olaylar yaşandı. Önce aydınlatma sistemi, ardından taşı kaldıracak vinç bozuldu… 1942 yılında Kırım, Almanların eline düşünce bunun Timur’un laneti olduğu endişesiyle kemikler dinî törenle kabrine geri kondu. Bu hadiseden iki gün sonra ise Rus orduları Stalingrad önlerinde Almanlara karşı galibiyet kazandı. Savaş ilk kez 60 bin Alman askerini esir alan Rusların lehine döndü. Ardından Stalin, hayatının sonuna kadar Timur’un kabrini rahatsız etmedi.

Emir Timur, İkinci Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren bu esrarengiz olaylarla birlikte aşağıdaki soruların cevaplarını da veriyor:
• Timur döneminde Avrupa ne durumdaydı?
• Anadolu’da neden anlaşılamadı ve zulümle anıldı?
• Emir Timur Türk müydü, yoksa Moğol mu?
• Yıldırım ile 1402 Ankara Savaşı’nda neden karşı karşıya geldi?
• Timur Han, Yıldırım Bayezid’in hanımına nasıl davrandı?
• Yıldırım Bayezid’in Timur’a üç nasihati neydi?
• Askerlerine sakilik yaptırdı mı?
• Özbekistan, Türkistan ve Türk dünyası açısından önemi neydi?
• Tüzükât’ında anlattığı liderlik sırları nelerdi?
• “Rusya’yı Rusya yapan Timur’du!” iddiası doğru mu?
• Sivas’ta katliam yaptı mı?
Ahmet Şimşirgil, Türklerin İslam’a girişlerinden Osmanlı’nın kuruluşuna kadar Türklerin tarihini herkesin anlayabileceği yalın, akıcı bir üslupla; ayrıca birincil kaynaklarla beslenmiş objektif bir anlatımla okurlarına sunuyor ve bugüne kadar oluşturulmuş Timur imajını yeniden inşa ediyor. Timur hakkında merak edilen, şimdiye kadar söylenmemiş her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz.
Kitaptan:
“Haysiyetsiz geçirilen hayat değersizdir, pişmanlık ile geçen ömür geri gelmez. Siz gidecekseniz gidin, ben kalıp Moğollar ile sonuna kadar savaşacağım.” – Emir Timur
“İşini bilen, tedbirli, mert ve şecaat sahibi, uyanık bir kişi; binlerce tedbirsiz lakayt kişiden iyidir.” – Emir Timur
Yazar Hakkında:
Ahmet Şimşirgil 1959 yılında Boyabat’ta doğdu. 1978’de girdiği Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü’nden 1982’de mezun oldu. 1990’da “Osmanlı Taşra Teşkilatı’nda Tokat (1455- 1574)” isimli çalışmasıyla Tarih Doktoru unvanını aldı. 1997 yılında ise “Uyvar’ın Osmanlılar Tarafından Fethi ve İdaresi” isimli takdim teziyle Doçent oldu. Profesör kadrosuna 2003’te atanan Şimşirgil’in Osmanlı şehir tarihi, siyasi hayatı ve teşkilatı ile ilgili eserleri ve çeşitli dergilerde yayınlanmış çok sayıda ilmî makalesi bulunmaktadır. Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı başkanıdır.
Otağ II: Emir Timur
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil
Timaş Yayınları
22,5 TL

Besinlerle Beyin Gücünü Artır raflardaki yerini aldı

Yeni ve ölümcül bir hastalık hiç olmadığı kadar güçlü bir şekilde geliyor. Bilim insanları 8 yıl içerisinde beyin hastalıklarının kanser ve kalp hastalıklarının birleşiminden bile çok daha fazla insanı öldüreceğini iddia ediyorlar. Değişen besinler, GDO’ların etkileri, organik olmayan gıdalar her şeyden çok daha fazla beynimizi etkiliyor.

Beyniniz bütün vücut fonksiyonlarınızı, ruh hallerinizi, hatıralarınızı ve entelektüel süreçlerinizi kontrol eder. Beyninizin sağlıklı olması ya da fonksiyonlarını iyi bir biçimde yerine getirip getirememesi dünyanızı ve kendi bedeninizdeki tecrübeyi büyük ölçüde belirler. Fakat biz bu etkileyici organa nadiren özen gösteririz. Beyniniz gücünü kaybetmedikçe ya da siz bir sinir rahatsızlığı geçirmediğiniz müddetçe, muhtemelen vücudunuzun bu güçlü orkestrasını ve büyük ölçüde de hayatınızı göz ardı etmeye devam edeceksiniz. Şimdi değişim zamanı!

Uygulayıcılar 4 haftalık planın hayat değiştirici olduğunu defalarca deneyimlediler. Kitabın içerisinde beyin sağlığınızı kontrol edebilmeniz için “Beyin Sağlığı Testi”ni de bulacaksınız.

Yazar Hakkında:
Dr. Michelle Schoffro Cook geçirdiği trafik kazasından sonra bilişsel yeteneklerini etkileyen ağır bir beyin hasarına maruz kaldı. Sol kolundaki kısmi felç ve ağır migrenlerle mücadele etmek durumunda kaldığında, yıllardır hastalarının deneyimlediği şeyleri tam olarak karşısında bulmuştu. Özellikle doğal ilaçlar konusundaki uzmanlığını kullanarak beyin hasarını, kolundaki kısmi felci iyileştirmeyi başarabildi. Hatta hafızasındaki ilerleme inanılmazdı. İyileşmesinin ardından doğal yöntemleri araştırmaya devam etti ve beyin hastalıklarını yediklerimizle iyileştirilebilen güçlü teknikler oluşturdu.

İZDOB’dan Klasik Müzikten Caz’a Unutulmaz Bir Konser

İzmir Devlet Opera ve Balesi, 26 Nisan Çarşamba günü saat 20.00’da Elhamra Sahnesi’nde 2016-2017 sanat sezonun Oda Müziği Konserlerinin sonuncusunu muhteşem bir konserle gerçekleştirecek.

İZDOB Opera, bale ve çocuk oyunlarının yanı sıra oda müziği konserlerine de her yıl yer vermeye çalışıyor. Oda müziği konserleri müzik tarihinin uzun soluklu yolculuğunu mümkün olduğunca sanat severlere farklı besteci ve yapıtlardan örnekler sunarak vermeyi amaçlıyor.

Konserde Klasik dönem bestecilerinden modern dönem bestecilerine uzanan klasik ve caz müziğinin seçkin örneklerinin sunulacağı bir programla sanatseverlere unutulmaz bir akşam yaşatılacak. Masennet’in senfonik operası Thais’den Meditasyon bölümü keman ve arp eşliğinde bir koreografi/dans ile sunulacak; Mozart’dan Shostakovich’e Camille Saint-Seans’dan Amerikalı caz besteci Scott Joplin’e kadar geniş bir yelpazede oluşturulan program yaylı, üflemeli çalgılar, arp ve piyano eşliğinde çalınacak. Sanatseverlerin yoğun ilgi göstereceği düşünülen konserin biletlerine sanatseverler Elhamra Gişe’den haftaiçi her gün saat 09.30-18.00 ve Cumartesi 10.00-18.00 arası ya da online olarak www.biletiva.com adresinden ulaşabilirler.

Burn Electropol Festivali Başlıyor

Metropolün kalbinde büyülü bir elektronik müzik şehri yaratma iddiasıyla çıktığı yolda 4. senesinde 10.000’i aşkın elektronik müzik severin katılımı ile güçlenerek yoluna devam eden Burn Electropol Festival’in özlemi bu sene her zamankinden daha erken sonlanıyor. Dans ve müziğin büyülü metropolü Electropol, Burn Energy Drink katkılarıyla yepyeni bir konseptle şehre dönüyor! Dansın, müziğin, eğlencenin ve gençliğin hüküm sürdüğü toprakların kapıları 29 Nisan Cumartesi günü Maslak Arena’da açılıyor. 10 saat kesintisiz elektronik müzik ve gün boyu birbirinden keyifli aktivitelerin yer alacağı şehirde, festival deneyimi yeniden tanımlanacak.

EDM ve Big Room’un dünyaca ünlü isimlerinin yer alacağı festivalde ritimleriyle, melodik Future House müziğinin Duo’su Tom & Jerry, canlı performansları ve kendine özgü imajıyla hayran bırakarak oldukça geniş bir dinleyici kitlesine sahip Dj Furkan Kurt, Türkiye’nin ilk kadın Dj Duo grubu Cielo, prodüksiyonlarında yakalamış olduğu özgün melodileriyle ön plana çıkan Dj Baha, Progressive House’un aranılan ismi Juicy M, Elektro House remixlerinin yanı sıra sıradışı tarzıyla Dj’lik kavramına yeni bir tanım getiren Dj Blend İstanbul ayağında misafirlere hafızalardan silinmeyecek saatler yaşatacak. Burn Electropol İzmir için ise Line Up’a bu efsane isimlerin dışında Trap müzik dalında iddialı girişimleriyle tanınan Kerem Tekinalp ve Deep house, Indie Dance ve Nu Disco üzerine çalışmalarıyla listeleri altüst eden Mahmut Orhan katılacak. Burn Electropol Festival, bu yıla özel sürprizlerle ve unutulmaz anılarla halkını evlerine uğurlayacak. Kısa zamanda özgür eğlencenin temsilcisi haline gelen Burn Electropol Festival’in 4. yılında sen de evimiz Maslak Arena’da yerini al!
Biletler Biletix’ te

Lenovo müziğin devleriyle Babylon Sahnesinde!

Dünyanın ve Türkiye’nin 1 numaralı bilgisayar üreticisi, sunucu alanında ve Moto markası ile akıllı telefon pazarında hızla büyüyen teknoloji devi Lenovo, baharın neşesini müziğin ustalarıyla harmanlıyor.

İstanbul’un müzik ve eğlence hayatına yön veren Babylon, baharın enerjisini Lenovo sponsorluğundaki konserlerle yaşatmaya devam ediyor. Farklı sesler, yeni fikirler ve yeni keşifler, teknoloji devi Lenovo’nun desteğiyle can buluyor. Lenovo, Babylon işbirliğiyle genç, dinamik ve enerji dolu yapısının bir kez daha altını çiziyor.

Mayıs ayı, konserin tam zamanı

Daha önce Babylon’da Jay Jay Johanson, Stavroz gibi önemli isimleri müzik ve teknoloji severlerle buluşturan Lenovo, önümüzdeki dönemde de müzik severlere bahar ve melodilerin keyfini yaşatacak. 10 Mayıs’ta eğlenceli sahne performansı ve renkli yorumuyla Nil Karaibrahimgil’in enerjisi, Lenovo’nun desteğiyle bahara yayılacak. Lenovo sponsorluğunda gerçekleşecek konserin yılın en dikkat çeken performanslarından biri olması bekleniyor.

Yaşamın Şifrelerini Murat Yıldırım İmzalayacak

Ünlü isimlerin yaşam koçu olarak tanınan Dr. Said Sözühikmet’in yeni kitabı “Yaşamın Göremediğimiz Şifreleri” sevenleriyle buluştu. Kitabı sevenleri için vekâleten imzalayan Murat Yıldırım Panora AVM’de olacak.

Murat Yıldırım, Imani Elbani, Tolgahan Sayışman, Almeda Abazi, Esra Erol, Ziynet Sali gibi ünlü isimlere yaşam koçluğu yapan Dr. Said Sözühikmet, yeni kitabıyla hayata ışık tutuyor.

Binlerce kişiye yaşamlarında göremedikleri noktaları gösteren ve onlara kendi gözlerinde büyüttükleri başarısızlıkların aslında insan hayatındaki gerçek yerlerini samimi bir dille anlatılan “Yaşamın Gizemli Şifreleri” Murat Yıldırım ve eşi İmane Elbani vasıtası ile sevenleri ile buluşturuyor.

25 Nisan Salı Günü vekaleten imza gününe katılacak olan ünlü çift saat 16.00’da Panora AVM D&R’da olacak.

Mehmet Gazioğlu ilk kişisel sergisini sanatseverlerle buluşturuyor

“Neyi yansıtırsan sana o geri döner. Hayat Böyle bir aynadır.”
Gerçeğin ve yansımalarının oluşturduğu bu sürreal atmosferde hayatın derin anlamıyla fotoğraf sanatı aracılığıyla buluşan Mehmet Gazioğlu, deneme çekimleri ve düzenlemeler ile başladığı çalışmaları dört ay gibi kısa bir sürede tamamlayarak ilk kişisel sergisini sanatseverlerle buluşturuyor.

Eminönü, Balat, Galata gibi İstanbul’un tarih öncesine dayanan büyülü bölgelerinde yapılan çekimler boyunca yaşamın izlerini takip eden Gazioğlu, profesyonel kameralar ile yapılan çekimleri cep telefonu ile düzenleyerek günlük rutinin yoğunluğu arasında bile sanata her zaman ilk sırada yer verebileceğini bir kez daha göstermiş oldu.

Farkındalığın ana tema olarak ön plana çıktığı fotoğraf seçkisinde, hayata sürrealist bakmayı en güzel şekilde başaran otizmli çocuklarımızın geleceğine katkıda bulunmak adına Tohum Otizm Vakfı ile bir işbirliğine gidildi. Sürrealist’in Rüyası sergi gösteriminden elde edilecek gelirin bir kısmının Tohum Otizm Vakfı’na bağışlanacağı gösterimde sürrealizm sosyal sorumluluk ile bir araya geliyor.

Kral World Radio’dan partilerin vazgeçilmezi olacak albüm

“Yüksek Sesle Daha İyi” sloganıyla yola çıkan ve kısa sürede yabancı müzikseverlerin vazgeçilmez radyosu olan Kral World Radio, dans müziğinin öncü kuruluşlarından Yeni Dünya Müzik işbirliğiyle “DANCE HITS 2017” albümünü çıkarttı.

2017’nin ilk dans hitleri albümü olan “DANCE HITS 2017”, 21 farklı şarkıyla yaza enerji vermeye hazırlanıyor.

Tüm partilerin vazgeçilmezi olacak bu albümde, INNA’dan SUPER SAKO’YA, A-WA’dan LP’ye, PITBULL’dan GIPSY CASUAL’a kadar son günlerin en popüler isimleri yer alıyor.

“DANCE HITS 2017” ALBÜMÜNDE YER ALAN ŞARKILAR:
1. INNA – Gimme Gimme
2. SUPER SAKO Feat. SPITAKCI HAYKO – Mi Gna
3. A-WA Feat. PITBULL – Habib Galbi
4. GIPSY CASUAL Feat. LLP & SONNY FLAME – Get Low
5. DJ ANTOINE – Snake Charmer
6. LP – Other People
7. NO METHOD – Let Me Go
8. ARILENA ARA – Nentori
9. ARTISTIC RAW Feat. IDA – In The Middle
10. AHZEE Feat. RVRY – But A Lie
11. ARASH Feat. SNOOP DOGG – OMG
12. DIMITRI VEGAS & LIKE MIKE vs DIPLO Feat. DEB’S DAUGHTER – Hey Baby
13. LOST FREQUENCIES – What Is Love
14. MANUEL RIVA & ENELI – Mhm Mhm
15. LIVIN R & NOISY Feat. KEYOH & SHAODOW – Eyes Wide Shut
16. MARCAPASOS – Aicha
17. OTILIA – Wine My Body
18. SERENA – A Mi Lado
19. MARIO JOY – Bad Habit
20. NILS VAN ZANDT & DAVE McCULLEN – Bitch
21. SAK NOEL & SALVI Feat. SEAN PAUL – Trumpets