2015 yalnızca siyaset ve politika alanında değil, sanat piyasası için de her açıdan oldukça önemli gelişmelerle doluydu. Milyonerlerin eserler için birbirleriyle savaşırken önemli miktarlarda paralar harcadığı 2015 senesinde, müzayede salonları yeni rekorlara da ev sahipliği yaptı. Mayıs ayında Pablo Picasso’nun Cezayirli Kadınlar (Versiyon O) tablosu 179 milyon dolara satılarak tüm müzayedelerde satılan en pahalı sanat eseri oldu. Kasım ayında ise Çinli koleksiyoner Liu Yiquan Modigliani’nin Kırmızı Nü isimli eserini 170 milyon 400 bin dolara satın alarak, bir müzayedede satılan en pahalı ikinci sanat eserinin koleksiyonuna ekledi. 2015 aynı zamanda, New York’ta düzenlenen müzayedelerde yalnızca 9 gün içinde 2.3 milyar doların harcandığı bir yıldı.

Bu noktada sanat piyasasının birbiriyle uzak bağları olan ve birbirlerinden farklı davranış biçimleri sergileyen minik pazarlardan oluştuğunu hatırlamakta fayda var elbette. Ancak seneler sonra ilk kez tüm bu ayrı pazarlarda ortak bir nokta dikkat çekiyor: bir yavaşlama. Bloomberg’de yer alan bir habere göre, Londra’daki dört müzayede evi 2015’in Aralık ayında yalnızca 25.9 milyon dolar ile 2007’den beri kaydedilen en düşük hasılatını elde ederken, bir zamanlar satış rekorları kıran Rus sanat satışları da sekteye uğradı. Yine aralık ayında ünlü ressamların eserlerinin satıldığı müzayedelerde düşüş devam etti.

ŞİŞİRİLMİŞ FİYATLANDIRMA

Kasım ayında çoğu çağdaş, empresyonist ve modern sanat eserlerinden oluşan müzayedeler düşük satış tahminlerini bile tutturamadı, ki bu da bu üç alanın sanat pazarı dahilindeki sınırlarının zorlandığını gösteriyordu. Alıcıların, müzayede evlerinin açgözlülüğü ve üzerindeki fiyatları hak etmeyen eserler hakkındaki farkındalıkları arttı.

Levin Art Group’un sanat danışmanlığının başındaki isim olan Todd Levin, ‘2015’in ilk yarısında yapabileceğimizin en iyisini yaptık gibi görünüyor’ diyerek, 2016’da daha büyük bir düşüş yaşayacaklarını tahmin ettiğini söyledi.

Söz konusu düşüşün bir başka işareti de farklı pazarlardan gelen alıcıların sanat piyasasını terk etmeleri oldu. 2015, sanat eleştirmeni Walter Robinson’un ‘zombi resmiyeti’ olarak tanımladığı ‘quasi minimalist abstrakt sanat’ ablukasının oldukça geniş olduğu bir yıldı. Christian Rosa, Parker Ito ve Lucien Smith gibi oldukça genç sanatçıların, 2014 yılında astronomik rakamlara satılan eserlerinin fiyatları 2015’in sonuna gelindiğinde hayli düşmüştü. Sanat danışmanı Lisa Schiff, bu düşüşü sağlıklı bulduğunu belirtirken genç sanatçılarla ilgili spekülasyonların ortadan kalktığını ve ederinden çok daha fazla fiyat biçilmiş eserlerin artık alıcı bulmadığını söyledi.

1989 doğumlu sanatçı Lucien Smith’in 353 bin dolara satılan, yangın söndürme aleti ile yaptığı resmi

SORUMLU MÜZAYEDE EVLERİ Mİ?

2015 aynı zamanda müzayede evlerinin finansal tatlandırıcılar kullanarak düzenlendikleri etkinlikleri en çok gördüğümüz yıllardan biri oldu.  Christie’s, Sotheby’s ve Philips gibi dünyaca ünlü müzayede evlerinin arasındaki rekabete, sanat eserlerini müzayedelere koyabilmek için varlıklı müşterilere sunulan bir takım garantiler damgasını vurdu.

Tüm bu stratejilerin şirketlerin kar marjını derinden etkilediği göz önünde bulundurulduğunda yeni bir yükseliş olması pek de muhtemel görünmüyor: Kasım ayında Sotheby’s, gönüllü işten çıkarmalara başlayarak ekibini küçültmek zorunda kaldı.

SANAT FUARLARI DA ARTIK CAZİP DEĞİL

Elbette müzayedeler sanat pazarındaki hareketin tek bir ayağı. Ancak diğer alanlarında da benzer durumlardan söz etmek mümkün. Art Basel Miami Beach’in 14.sünde bazı galeriler önceki senelere göre satışlarında yavaşlama tespit ettiklerini bildirdi. Sanat fuarlarının son yıllardaki artışı da alıcı ve koleksiyonerleri yorgun düşürdü. Los Angeles’da yaşayan sanat koleksiyonerlerinden Mihail Lari, ‘Fuarlar genellikle alıcıların hızlı satın almalar yapmaları için omuzlarında yapay bir aciliyet hissi yaratıyor, ki bu ne sanatçılar ne de koleksiyonerler için iyi bir şey. Satın almak için yalnızca birkaç saatimiz olduğu için alıp sonra da pişman olduğumuz eserlerle kalıyoruz’ diyerek sanat fuarlarında yaşanan düşüşe sebep olabilecek ipuçlarını veriyor.

Sanat simsarı Christophe Van de Weghe’ye göre ise piyasa bugün daha seçici. ‘İnsanlar fiyat kalite ve ne tür bir eser almak istedikleri konusunda birkaç sene öncesine kıyasla daha seçici davranıyorlar’ diyor.

PİYASADA ASYA ETKİSİ

Asya ekonomisindeki sürmekte olan düşüş de sanat piyasasını yakından ilgilendiriyor.  2015’te Van Gogh’un 1888 tarihli L’Allée Des Alyscamps’i 66.3 milyon dolara satın alan Asyalıların yeni dönemde bu tür eserlere olan ilgilerinin azaldığı da gözlemlendi üstelik. Ünlü koleksiyoner Liu Yiqian’ın geçtiğimiz Kasım ayında bir Monet tablosunu almadığı biliniyor.

Tate Youg Patrons’un başkanı ve aynı zamanda bir koleksiyoner olan Alia Al-Senussi, bu tür değişikliklerin olgunlaşma döneminden ziyade bir durgunluğa işaret ettiğinin altını çiziyor. ‘Buna bir ara da demek de mantıklı olabilir. Çok övülen ve çok pahalı işler artık alıcı bulmuyor, kaliteli olansa her daim satılır’ diyor.  Cheim & Read Galeri ve Amerikan Sanat Simsarları Derneği’nin yeni atanan başkanı Adam Sheffer, ‘Bizim açımızdan sanat piyasasının hızı daha sağlam ve rahatlatıcı bir hal aldı’ açıklamasını yapıyor. Weghe’ye göre ise, genel düşüşe rağmen, elinizde doğru fiyatlandırılmış kaliteli eserler varsa, 2016’da da oldukça iyi iş yapmak mümkün.