Al Di Meola, 40 senelik kariyerinde müzik dünyasında derinden izler bırakmış, akımlara öncülük etmiş ve gitardaki ustalığı ile geniş kitleleri etkilemiş bir müzisyen. Türkiye’de pek çok defa konser veren 61 yaşındaki Di Meola, Amerikan jazz füzyonu denince akla gelen birkaç isimden biri. Besteciliğindeki başarısı ve hem klasik hem de elektronik gitardaki tekniği ile dünyanın sayılı gitaristleri arasında gösteriliyor. 21 Şubat’ta CRR’de dinleyicilerin karşısına çıkacak olan Di Meola, bir defa daha Türkiye’ye gelecek olduğu için mutlu; zira buradaki dinleyicisinin en başından beri onun yanında olduğunu, kendini özel hissettirdiğini ve samimi olduğunu söylüyor.

Di Meola 1974’te kariyerinin başlangıcı olan Return to Forever’a katılması için ‘bir rüyanın gerçekleşmesi’ diyor. Gruba dahil olmasıyla ilgili hislerini, ‘Ben katılmadan önce de benim en sevdiğim gruptu, o yüzden tam anlamıyla bir rüyanın gerçekleşmesiydi benim için. Jazz ve rockın oldukça düzenli bir kompozisyonda bir araya gelmesiydi o grupta güzel olan şey. Bir de füzyon hareketini başlatan üç gruptan birisi olarak anıldık’ diyerek açıklayan Di Meola, Les Paul ile olan ilişkisini ise ‘gerçeküstü’ olarak tanımlıyor. Les Paul’ün kayıtları ile büyüdüğünü söyleyen Di Meola, onunla olan arkadaşlığından çok şey öğrendiğini ve ondan gelen iltifatların onu her zaman heyecanlandırdığını belirtiyor.

Land of the Midnight Sun ve Elegant Gypsy albümleri bugün hala geniş kitlelerce dinlenen ve tüm zamanların en iyi albümleri arasında gösterilen Al Di Meola çok uzun süredir müzik dünyasının içinde olduğu için seneler içinde farklılaşan ve teknolojinin de hızlandırdığı değişimlerin hepsine birebir tanıklık etmiş bir isim. Söz konusu değişimin müziğin internet üzerinde ücretsiz hale gelmesiyle büyük stüdyoların kapanmasına sebep olduğunu gördüğünü söylüyor. Bu değişimlerin kendi müzik yapım sürecini etkileyip etkilemediği sorusuna ise ‘Bu yalnızca bir içgüdü ve zevk meselesi.  Ancak yeni teknolojilerin kompozisyonu ve icrayı etkilediği noktalar olabiliyor’ diyerek cevap veriyor.

Di Meola sıkı bir Beatles hayranı olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Beatles şarkılarından oluşan All Your Life isimli tribute albümünün de kendisi için çok özel olduğunu belirtiyor. Dinleyiciler tarafından da çok beğenilen Beatles yorumlarından birkaç tanesini İstanbul’da da çalacağını söyleyen Di Meola, bundan sonra da gençliğinde çok sevdiği pop şarkıları için benzer bir albüm yapabileceğinin sinyallerini veriyor. Tekniğini benimseyenlere verebileceği bir tavsiye olup olmadığı sorusuna ise kompozitörlüğün de uzun ve başarılı kariyerindeki önemini vurgulayarak cevap veren müzisyen, tekniğin bu işin yarısı olduğu görüşünde.

Jazz füzyona yön veren müzisyenlerden olan Di Meola’a yakın dönemden Adele’i ve Peter Gabriel’i dinlediğini söylüyor. Sanatçının tüm zaman favorisi ise Arjantinli kompozitör Piazzolla.

Son albümü Elysium için ‘benim dünya müziğine olan sevgimin ve aradan geçen zamanda edindiğim bilgi ve içgüdülerimin bir toplamı’ diyen Di Meola, albümdeki bazı şarkıların o dönemde içinden geçtiği zorluklara başa çıkmasında kendisine yardımcı olduğunu da ekliyor. 21 Şubat’ta Caz Şubatı kapsamında CRR’de sahne alacak olan müzisyen, kariyerinin tüm dönemlerinden oluşan şarkı seçkisiyle dinleyicilere unutulmaz bir akşam yaşatacak.