69 senelik hayatına müziğe farklı soluklar kazandıran, 26 stüdyo albümü çıkaran ve onlarca filmde oynayan David Bowie pek çok akıma da öncülük yaptı. Sahnesindeki şovlar ve yarattığı Ziggy Stardust karakteri döneme damgasını vurmakla kalmadı, pek çok kişi için bir rol modeli haline de geldi. Glam Rock’ın efsanesi, cinsiyet ayırımı konusundaki algısıyla çığır açtı; dünyanın dört bir tarafındaki erkek ve kadınlar için bir özgürlük simgesi haline geldi.

Müzik yazarı Mehmet Tez’in kişisel sitesi olan Hafif Müzik’te kaleme aldığı yazısına göre, Bowie çocukluğunu ve gençliğin psikolojik olarak rahatsız insanlarla geçirdi. Öncelikle annesinin stabil olmayan ruh durumu şüphesiz Bowie’nin karakterinin şekillenmesinde çok etkili oldu. Üvey abisi Terry ile olan ilişkisinin kendi üstündeki etkisini sıklıkla dile getiren Bowie, askerden döndükten sonra psikolojik olarak rahatsızlanan ve paranoyak şizofreni teşhisi konan üvey abisinin kafasını tren raylarına koyarak intihar etmesinden de çok etkilendi. Böyle bir ortamda delirmeden kalabilmesini kendi psikolojik uçlarını şarkılarına aktarmasıyla başardığını söyleyen Bowie’nin sonraları herhangi bir gruba dahil olmakta çekeceği problem bu döneme dayandığına işaret edildi.

1969, Londra

1962’de, henüz 15 yaşındayken ilk grubunu kurdu. Düğünlerde ve çeşitli açılışlarda çalan Konrads isimli 8 kişilik  bir rock n roll grubuydu bu. Grup arkadaşlarının yetersizliğinden şikayetçi olan Bowie, sonrasında King Bees isimli bir başka gruba katıldı. Henüz 19 yaşındayken dönemin en popüler mekanlarından olan Marquee Club’ta çalmaya başlayan David Bowie’nin Bob Dylan’a İngiltere turnesi ayarlayan Ken Pitt’le tanışması hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Sonraları onunla aynı evde yaşamaya başlayan Bowie, asıl ismi olan David Jones’u da onun önerisiyle bıraktı; o dönemde yayınlanan bir televizyon dizisi karakteri olan ve kaşif ve köle tüccarı olan Jim Bowie’nin hem iyiye hem de kötüye göz kırpan karakterini anlamlı bulduğu için Bowie soyadını kullanmaya başladı.

David Bowie’nin sanatını şekillendirmesinde, babasının ona hediye ettiği Little Richard plağı Tuttu Frutti’den kadar Ken Pitt’in kendisine hediye ettiği Velvet Underground plağı da etkili oldu. 1967’de yayınladığı ilk albümünden en büyük kazanımı liste hitleri ya da satış rekorları değil ama Lindsay Kemp ile tanışması oldu zira Kemp, Bowie’ye sahneden ışığı nasıl kullanması gerektiğinden nasıl durması gerektiğine kadar pek çok şeyi öğretti. Hatta Bowie sahne makyajlarında hep Kemp’i taklit etti. Bu arada Bowie’nin  oyunculuk kariyeri de başlıyor; daha sonraları The Looking Glass Murders isimli bir televizyon filmi olarak da çekilecek olan Pierrot in Turquoise’da sahne aldı. 1969’da siyah beyaz bir kısa film olan The Short’da ve The Virgin Soldiers’da oyunculuğunu pekiştiren Bowie alandaki asıl çıkışını ve başarısını 1976’da The Man Who Fell to Earth ile yaptı. Sonraları 15 kadar daha filmde rol aldı Bowie. Ancak onu sahnelere alıştıran Kemp ile ilişkisi oyuncluktaki kadar başarılı olmadı. Bowie’nin daha sonra bir dansçısıyla ilişki yaşaması Kemp için yıkım öyle büyük oldu ki ayrıldıkları akşam memelerini kesip o akşamki şovuna kanlar içinde çıktı.

David Bowie’nin açık ve sınırsız cinsiyet kavramı sonraki dönem ilişkilerini de derinden etkiledi. Koyu bir Katolik olarak yetiştirilen Angela Barnett ile bir konserinde tanışan Bowie ilk evliliğini de onunla yaptı ve çiftin oğlu Duncan Zowie Haywood Jones’un dünyaya geldi. Sene 69 olduğunda ise Bowie’nin hayatını derinden etkileyecek olaylar cereyan etti; babasını zatürreden kaybeden Bowie’nin üvey kardeşi de akıl hastanesinden çıktı. Bowie’nin adının daha geniş kitlelerce bilinmesini sağlayacak olan ve İngiltere’de dönemin bir numarası olan Space Oddity’nin de çıkması tam da bu döneme geldi.

Bowie bundan sonra yayınladığı üç albüm Hunky Dory, The Rise and Fall of Ziggy Stardust and the Spiders From Mars ve Aladdin Sane ile hem kendisini toplumun dışına itti hem de daha önce eşine rastlanmayan bir açıklık ve özgürlük timsali haline geldi, özellikle de cinsellik konusunda. Bu dönemdeki fikirleri Bowie’nin giderek daha feminen bir görünüm kazanmasıyla birleşti ve o dönemde eşi Angela onu modacı Michael Fish ile tanıştırdı. David Bowie’nin alter egosu Ziggy Stardust’ı Angela ve Bowie’nin bir arada yarattığı her zaman konuşuldu. Sonrasında sıra Amerika’ya açılmaya geldi.

1974’teki Amerika turnesi Bowie için bir dizi daha değişim anlamına geldi. Birlikte çalıştığı müzisyenleri değiştirdi, sahne şovunda farklı şeyler denedi. Aynı dönemde John Lennon ile tanıştılar ve onunla birlikte sonra Amerika’daki ilk hiti olacak Fame’i besteledi. Bundan sonra dönemin yıldızlarıyla birlikte vakit geçirmeye ve fazla miktarda uyuşturucu kullanmaya başladı. 1976’da Berlin’e taşındı, Iggy Pop ile arkadaşlık etti ve bu dönemki röportajlarındaki açıklamaları için daha sonraları pişman olduğunu söyledi.

Sonraki dönemde plak şirketiyle yaşadığı sıkıntılara eşi Angela ile evliliklerinde yaşadıkları problemler ve eşinin intihara kalkışması da eklendi. Oğlu Duncan’ı tüm bu trajedilerin dışında tutarak büyütmeyi çalışan Bowie, sansasyonel star hayatını geride bırakmıştı, böylelikle bu isteğini gerçekleştirebildi. Aynı dönemde çıkan Low, Bowie’nin pek çok kişi tarafından en ilham verici albümü olarak nitelendirildi.

İlk eşi Angie ile birlikte, Londra’da

Sene 1980 olduğunda sıra Ashes to Ashes ile ortalığı kasıp kavurmaya gelmişti. Scary Monsters (and Super Creeps) Bowie’nin en başarılı albümlerinden biri olarak diskografisi arasındaki yerini aldı ve sanatçı bundan sonra üç sene sürecek bir ara verdi. 1992’de Etiyopyalı model Iman ile evlendi ve evliliği daha sonraları pek çok kez açıklayacağı üzere ona hayata tutunmak için bir sebep verdi. Bowie’nin bu evlilikten Alexandra Zahra Jones isimli bir kızı oldu.

2003 senesinde Reality isimli albümünü yayınlayan David Bowie bundan sonra 10 sene boyunca albüm çıkartmadı. Bowie’nin sessizliğini bozması tam 10 sene sürdü; 2013’te, doğum günü olan 8 Ocak’ta aynı yılın 11 Mart’ında çıkacak olan The Next Day isimli albümünün haberi geldi. Prodüktörü tarafından bu albüm için 29 şarkı kaydedilmiş olduğu açıklanmıştı ancak albümde 14 ve 3 adet bonus olmak üzere 17 şarkı yer aldı. Albümün duyurulmasıyla aynı gün dinleyiciye sunulan Where Are We Know?’un videosu kısa sürede pek çok kişi tarafından izlendi. Albümün ikinci videosu olan The Stars (Are Out Tonight)’da ünlü aktrist Tilda Swinton yer aldı. Bowie bu dönemde de ödül toplamaya ve sevdiği müzisyenlerle birlikte çalışmaya devam etti.

2014 yılında toplama albümü Nothing Has Changed yayınlandı. Albümde eski şarkılarının yanı sıra  “Sue (Or in a Season of Crime) isimli bir yeni şarkı da yer aldı. Bowie 2015’te The Last Panthers dizisinin açılış şarkısını yazdı. Dizinin yönetmeni Johan Renck, Bowie’nin dizi için yazdığı şarkının dizideki tüm karakterleri ve dizinin kendisini çok iyi yansıttığını söyledi.

David Bowie, 26. (ve son) stüdyo albümünü ise geçtiğimiz Cuma günü piyasaya sürmüştü. Bowie tüm müzik dünyasının heyecanla beklediği Blackstar’ı müzikseverlerle buluşturduğu 69. yaş gününden üç gün sonra hayatını kaybetti. Albüm henüz çı8kalı üç gün olmasına rağmen dünyaca ünlü müzik eleştirmenlerinden geçer not almış ve hayranları tarafından çok beğenilmişti.

David Bowie’nin geride bıraktığı yenilikçi, korkusuz ve özgür hayatı ve eserleri yalnızca kendi kuşağından insanların değil, onu tanıyan, dinleyen ve anlayan herkesin hayatını aydınlatmaya devam edecek.