Üç senedir TV’de komedi yapan ‘Güldür Güldür’ ekibi bu kez hikâyesini Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı ‘Dedemin Fişi’ ile sinemada boy gösteriyor. Haftanın yerli komedisinin altı kadın oyuncusuya Hürriyet’ten Hakan Gence konuştu.

Türkiye’de kadın komedyen olmak zor mu?
Özlem Tokataslan: Türkiye’de komedyen değil, kadın oyuncu olmak zor. Kadına yönelik şiddeti tartıştığımız bir dönemde kadın oyuncuya nasıl bakıldığını bir düşün… Hep dikkatli ve tutarlı olmamız gerekiyor.

Doğa Rutkay: Erkeklere kıyasla kadının kendini ispat etmesi biraz daha zor. Erkek daha özgür. Kadın bir noktada kendini kısıtlayıp edepli olmak zorunda kalıyor.

Güldürürken kadın olduğunuz için kendinizi kısıtladığınız oluyor mu?
Özge Borak: Evet, gayri ihtiyari otosansür uygulayabiliyorsun. Bu da yaşadığımız ülkeyle alakalı. Bazı şakalar kadın yaptığında hoşgörülmeyebiliyor.

‘Kadın güldürmez’ önyargısı hâlâ yıkılamadı mı?
Ayşegül Akdemir: Hayır. 20 senedir bu işi yaptığım halde bunun sebebini hâlâ çözemedim. Bir rolü erkek oynadığında insanlara nedense daha komik geliyor.

Kadın ve erkek mizahının farkı ne?
İrem Sak: Kadın komedisi daha ruhtan geliyor. Kadının regl döneminde olması, hamileliği, loğusalığı hep ruh haline bağlı. Yani bizimki daha durum komedisi. Erkek komedisiyse daha fiziksel… Beden hareketlerine ve vücut diline dayalı.


FİLMİMİZDE KÜFÜR YOK

Güldür Güldür’ün bu kadar sevilme sebebi ne?
Ö.B.: Her kitleye hitap ediyoruz. Önceliğimiz; insanları rahatlatmak. Bazen düşündürerek, bazen düşünürmeden güldürmek…

Türk komedi filmlerinde akla ilk gelen şey argo. ‘Dedemin Fişi’nde ve sizin espri anlayışınızda ne kadar küfür var?
D.R.:
Küfür evrensel bir dil. Önemli olan küfürün neye hizmet ettiği. Bizim her yaştan izleyicimiz var. Çocuğunu alıp filme gelmiş birine belden aşağı yüklenmek hayal kırıklığı olurdu. O yüzden bizim filmde küfür kullanılmadı.

Sizin yaptığınız mizah Türk mizahına ne kattı?
İ.S.: Tek başına komedi yapmak yerine 18 kişinin birlikte sahnede ‘komik duruma düşmesi’… Kimsenin star olmadığını, herkesin star olduğunu gösterdi.

Mizah aynı zamanda muhaliftir. Ama siz hiç siyasete bulaşmıyorsunuz. Neden?
D.R.: Samimiyetle söylüyorum; aramızda siyasi şaka yapıp yapmamak adına bir şey hiç konuşulmadı. Toplumda şu anda büyük ayrılıklar ve ötekileştirme var. Eğer siyasi ve kara mizah yapmıyorsanız, komedi ötekileştirmez, bir araya getirir. İnsanları bir arada gıdıklamaya çalışır. Bizi her görüşten insan izliyor. Bu yüzden ortak bir dil oluşturuyoruz.

İNSANLAR BİZDEN HEP NEŞE BEKLİYOR
Her ortamda komik olmanız mı bekleniyor?
İ.S.: Evet. İnsanlar bizden hep neşe bekliyor. Durgun olduğum zaman, onu hava zannederler diye korkuyorum. Yanlış anlaşılmamak için sevimlilikler yapıyorum.

Bir aradayken en büyük gündeminiz nedir?
Ö.B.:
En çok birbirimizin dedikodusunu yaparız. Kim o ortamda yoksa onun üzerine konuşulur. Bir masadaysak işi olduğu için kalkacak olan gerilir. Çünkü kesin onun gıybeti yapılacaktır. Bu konuda hepimiz İrem’in öğrencileriyiz. Bize gıybeti o öğretti.

İrem, bizimle gıybet yapar mısınız biraz?
İ.S.: Çok güzel yaparım. Bu ekipte en çok Doğa Rutkay’ın gıybeti yapılır. Ben de en çok Doğa’yla uğraşmayı seviyorum. Mesela masasına “Seni sektörden sileceğim” diye yazıyorum. Aynısını bir peçeteye yazıp çantasına atıyorum. Kuaförünü bulup aynı notu yolluyorum…

İREM SAK: PARAŞÜT EĞİTİMİ ALDIM
Filmdeki karakteri: Kader; üç çocuklu bir kadın. Esnaf karısı. Fişe takılı dedeye o bakıyor. Miras mevzuları en çok onu geriyor.
Hayat mottosu: Üç günlük dünya.
Şaşırtıcı ama gerçek: Eğitim aldım ve paraşütle uçaktan atladım.

MELTEM YILMAZKAYA: FLAMENKOYLA İLGİLENİYORUM
Filmdeki karakteri: Döndü; ailenin ablası. Babalarının komada olduğunu öğrendikten sonra miras davaları işin içine giriyor.
Hayat mottosu: Garanticilik.
Şaşırtıcı ama gerçek: Programdan dolayı arabesk bir kadın gibi tanınıyorum ama aslında flamenkoyla ilgileniyorum.

AYŞEGÜL AKDEMİR: MELEK OBJELERİNE TAKINTILIYIM 
Filmdeki karakteri: Türkan; delidolu, internet bağımlısı. Hayatı telefondan ibaret.
Hayat mottosu: Hiçbir şey için hayallerinden vazgeçme.
Şaşırtıcı ama gerçek: Melek takıntım var. Evimin bir köşesi melek objeleriyle doludur.

ÖZLEM TOKASLAN: SEZGİLERİM ÇOK GÜÇLÜDÜR
Filmdeki karakteri: Üzerlik; duygusunu yüzüne yansıtmayan kadınlardan.
Hayat mottosu: Dürüst ol, doğruların peşinden git.
Şaşırtıcı ama gerçek: Üç-dört adım sonrasını gören sezgilerim var.

DOĞA RUTKAY: TAM BİR EV KADINIYIM 
Filmdeki karakteri: Pervin; hemşire bir kadın. İçine kapanık, aşk acısı çekmiş biri.
Hayat mottosu: Eğlen ve kendini çok ciddiye alma.
Şaşırtıcı ama gerçek: Tam bir ev kadınıyım. Ütü yapar, başıma bandımı takıp yerleri silerim.

ÖZGE BORAK: ASLINDA SOĞUK BİRİ DEĞİLİM
Filmdeki karakteri: Nurgül; beş kardeşten en küçüğünün eşi. Uzun zaman Almanya’da yaşamış. Miras için memlekete dönüyor. Çok süslü.
Hayat mottosu: Denge.
Şaşırtıcı ama gerçek: Beni soğuk sanırlar ama hiç değilim.

(HÜRRİYET)