Ekibin “büyük ölçekli elle çizilebilir yapılar” olarak adlandırdığı strüktür, dijital takip sistemi tarafından yönlendirilen kullanıcının termoplastik bir tel dizisini manuel olarak yazdırmasıyla oluşuyor.

Akrilik çubuklara tutturulan tellerle, gerilime ve basınca dayanıklı yapısal sağlamlığa sahip formlar oluşuyor, böylelikle 3 boyutlu baskı ile üretilen birçok stüktüre göre daha dayanıklı hale geliyor.

Ekip, yaklaşımlarının makine ve insan eliyle üretim arasındaki bölünmeye bir köprü olabileceği kanısında.

Yapı oluşturulurken, çubukların gerçek zamanlı tam pozisyonunu hesaplayan üç boyutlu takip sistemi, kullanıcıya baskı kalemini nasıl tutması gerektiği konusunda yol gösteriyor.

Kullanıcının kaleminden çıkan ve başlangıçta sıcak ve yapışkan olan teller daha sonra soğutuluyor. Sadece eşdeğer boyutta nesneler üretebilen ve karmaşık formlar üretmeyi de mümkün kılan kalem, 3 boyutlu yazıcılara göre çok daha büyük formları oluşturmak için kullanılabiliyor.

Ekip, sistemi ilginç kılan şeyin, strüktürün farklı yerleşim koşullarına uyacak biçimde değiştirilebilir olması, yapıya çubukların kolayca eklenip çıkarılması ve böylece kullanıcı tercihlerine uyum sağlaması olduğunu ifade ediyor.

Geçici olması amaçlanan, yaklaşık 9 ay boyunca incelenebilecek strüktür, daha sonra farklı fonksiyonlara adapte olabilecek. Zamanla zayıflayan yerleri ise yine aynı yöntemlerle sağlamlaştırılabilecek.

Strüktürün tasarımcılar tarafından farklı hava şartlarındaki dayanıklılığının da test edilmesi amaçlar arasında.

Yapı, Tokyo’da bulunan Ozone Gallery’de sergileniyor.